Ara
Yeşil Bilgi Tohumları

Karamel  

Yayınlanma Tarihi: 25 Eylül 2010 Cumartesi 16:28:36
İçeriği Oyla 2 Oy

<< Önceki    

Size çok sevdiğim minicik bir attan bahsetmek istiyorum. Çok daha küçük yaşlardaydım, atları nerede görsem koşup onlara sarılmak isterdim. Hatta onları yanı başımda görmek için dergilerden bulduğum at resimlerini odama yapıştırırdım. Odam nerdeyse tepeden aşağıya at resimleriyle doluydu. Öyle ki başka fotoğraf asacak yer kalmamıştı.

Sonraları bir arkadaşımdan öğrendim atların pony denilen sevimli ve minik türleri varmış. Bazı binicilik kurslarında da ponylerle vakit geçiriliyormuş. Annem ve babama koştum hemen. Önceleri annem ve babam bunu geçici bir heves sandı.  “Derslerini ihmal edersin” dediler.  Ama ben atları çok seviyordum ve kararlıydım.  Sonunda ısrarlarıma dayanamadılar ve bir atlı kulübe gidip ponyleri görmeme izin verdiler.

Heyecandan kalbim güm güm atıyordu. Sonunda sevimli atlara kavuşacaktım. Bana çok uzun gelen bir yolun sonunda kulübe ulaşmıştık. Sevinçten zıp zıp zıplıyordum. Annem koşup fırlamıyım diye elimi sıkı sıkı tutuyordu. Tabii ki beni tutamadı, elini bıraktım ve hızla atlara doğru koşmaya başladım. Yaşasın sonunda onlardan birine dokunabilmiştim. Çok şekerlerdi.

Türüne pony denilen bu minik atların  arasında koşup zıplarken içlerinden bir tanesi gözüme ilişti.  Kahverengi, minicik ve sanki yıllardır benimdi.  Tüyleri pırıl pırıldı. Kocaman kocaman bakıyordu. Neyse ki babam yanında fotoğraf makinesini getirmişti. Hemen bu minicik ata sarıldım babam da fotoğrafımızı çekti. Oradaki eğitmenlerden bir tanesi üzerine binmem için bana yardım etti. Bir yandan da ponynin bağını tutarak beni gezdirdi. İşte o an çoookk mutluydum. Ben mutluluk içinde havalarda uçarken annem seslendi  “Arda,  gitme vakti geldi”...güzel şeyler neden bu kadar çabuk biterdi.  Keşke elimde olsaydı da onu da alıp eve götürebilseydim. Tabii ki bu mümkün değildi. Kısa zamana rağmen ona çok bağlandığımı hissettim. Gitmeyelim diye ağlamış olsam da vakit dolmuştu dönme zamanı gelmişti. Atlı kulüpte henüz ona bir ad vermemişlerdi ben kahverengi renginden ötürü ona Karamel adını verdim.  Yolda giderken “ Bir daha gidelim” diye söylendim durdum. Kimse bana vermese de o artık “Benim karamelimdi.”

Ben Arda... 9 yaşımdayım. Onunla aramızda özel bir bağ var ve ben biliyorum ki bu bağ biz büyüyünce de sürecek.

 

 

                                                                               Arda Türkmen

  • RSS
<< Önceki    
Bu yazı için yorum girişi kapalıdır.

Koç Bilgi Grubu